Sustum
Date Posted: Mayıs 22nd, 2009 Posted Under: Aşk
ne g
Aşk Nedir
Date Posted: Eylül 15th, 2008 Posted Under: Aşk, Aşk NedirAşk, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir
Aşk, Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.
Aşk, baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.
Aşk, korumaktir. Sorumluluktur.
Aşk, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
Aşk, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
Aşk, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
Aşk, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.
Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
Aşk, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Aşk, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Aşk, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.
Aşk, asla anlatilmayacak hikayelerdir.
Flört
Date Posted: Eylül 14th, 2008 Posted Under: Aşk, FlörtNasıl flört edilir?
Doğru hareket eden her kadın aklına koyduğu erkeği fetheder. Ama bunun için o ‘doğru’ hareketleri bilmek gerekir. İşte size bu hareketlerin listesi..
* İçinizden geldiği gibi hareket edin. Beğenilmek için belli bir tarzda giyinmenize, belli şekilde hareket etmenize gerek yok. Olduğunuz gibi görünmek sizin en doğal hakkınız…
* Erkekler cesur kadın sevdiklerini söylerler ama seçim hakkının kendilerinde olmasına da bayılırlar. Kovalanmak isterler. Aşkından eriseniz de bırakın o gelsin.
ÖZEL HİSSETTİRİN
* Her erkek kendini bulunmaz hint kumaşı sanır. Ama sizin davranışlarınızdan bunu anlaması çok daha büyük keyif verir. İlgiyi ondan asla esirgememelisiniz.
* Hayatı seven, her zaman güleryüzlü kalmayı başaran kadınlar daha seksidir. Erkeğin yerine koyun kendinizi; Neşeli vakit geçirmek varken neden huzursuz olsunlar…
* Görünüşe önem veren insan da seksidir. Pürüzsüz cilt, bakımlı eller, temiz saçlar erkeğin ilgisini çeker. Zaten öyle olunca sizinde kendinize güveniniz artar.
* Herkes kendini etkileyici hissetmek ister. Erkekler de… Bunun için onu baştan aşağı süzün, şaşkınlığınızı gizlemeyin, böylece egosunu kabartırsınız.
* Erkekler kadının gülüşüne bayılıyor. Gülmenin gücünü küçümsemeyin..!
Biten Aşklar
Date Posted: Eylül 14th, 2008 Posted Under: Aşk, Biten Aşklar Boşvermişlik ilişkiyi sıradanlığa sürüklüyor
Zaman her acının ilacı ama aynı zamanda da her aşkın birinci dereceden katil zanlısı… Yeni bir ilişkiye başladığınız anda şunu bilin ki saatli bomba da geri sayıma başladı. Cicim aylarının bitmesinden sonra gelen boşvermişlik, o tuhaf "Nasıl olsa benimle!" duygusu, ilişkiye ve birbirine alışmanın getirdiği umursamazlık ve özensizlik her ilişkiyi sıradanlığa sürüklüyor ve bu sıradanlık, taraflardan biri "Beraberliğimizin bir anlamı kalmadı," diyene kadar sürüyor. ilişkiyi bir bebek gibi düşünün. Bebeğinize birkaç yıl bakıp sonra "Nasıl olsa kendi kendine büyüyor," deyip bir kenara mı atacaksınız? Aşkınıza sahip çıkın ve her aşamasında ona emek vermeye hazır olun. Birbirinizle ilgilenin, birbirinizi özleyin, konuşun, fikirlerinizi paylasın ve sorunları, büyüyüp çözümsüz hale gelmeden oturup tartışın. Kısacası, ikiniz de gayret gösterin, yorulun, terleyin.
Cinselliği rutine dönüştürmeyin
Tabii söner, körüklenmeyen her ateş gibi… Seksin seyrekleşmesi uzun ilişkiler için oldukça normal ama bu seyrekliğin rutine dönüşmesi değil. Hele cinsel ilişkiden zevk almamanın, yalnızlık ve katlanma duygusunun cinsel tatmin ve birlikte bir bütün olma hissinin yerini alması arzu ateşini söndüren ve mutlu aşkı mutsuz sona sürükleyen en önemli etkenlerden biri. Sorunun temeli belki de şu; erkekler sekse ulaşmak için aşık oluyor, kadınlarsa aşka ulaşmak için seks yapıyorlar. Ancak sonuçta iki taraf da mahremiyet ve yakınlığa ihtiyaç duyuyor. Cinsel isteği körüklemek için bu ihtiyaçtan yola çıkılabilir: Birbirinize yakınlık gösterin ama "iş" icabı sadece yatakta değil yatak dışında da… Hissettiklerinizi, sıkıntılarınızı, özlemlerinizi paylaşın. Yatakta tek başınıza fantezi kurmak yerine birlikte fanteziler geliştirin. Böylece cinsel yaşamınız sıcaklığım "9,5 hafta"dan daha uzun süre koruyabilir. Ama sakın seksi "Kim daha iyi sevişiyor?" gibi bir güç mücadelesi ve baskı aracı haline getirmeyin çünkü henüz seks olimpiyatları düzenlenmiyor!
Bırakın sorumluluk alsın
Kızgınsınız, hem de çok… Sevdiğiniz erkek birlikte oturmaya başladığınızdan beri nedense alışveriş, yemek pişirme, çamaşır yıkama, evi toplama gibi işleri sizin yapacağınızı varsayıyor, üstelik sizin mesleğiniz de onunki kadar zorken… Peki, ne oldu? Ne olacak, toplumsal rollere teslim oldunuz. Anne babalarımız ve toplum aracılığıyla bilinçsizce aldığımız "doğru kadın" ve "doğru erkek" rolleri, bir anlamda beynimize işler ve duygusal ilişkilerimizde ortaya çıkar. Siz içgüdüsel bir biçimde üzerinize düşen her işi yaparsınız ama onlar aslında ikinizin de üzerine düşen işlerdir. Ona evle ilgili çeşitli görevler verin ve bu görevleri gerçekten üstlenmesini sağlayın. Markete uğramayı unutup eve mi geldi? Sakın siz kalkıp markete gitmeyin, bırakın o gitsin. Mutfağı temizlemekte başarısız mı? Bırakın temizlesin. Gerekirse siz sonra gidip bir daha yaparsınız. Önemli olan onun da birtakım sorumlulukları olduğunu hissetmesi. Yoksa yaptığınız her iyilik, bir süre sonra kaçınılmaz bir biçimde göreviniz haline gelir ve bu da sizi ilişkinizden soğutmaya başlar.
Eski sevgilinin gölgesini yok edin
Bazen geçmişteki bir ilişkinin gölgesi bugünün mutlu aşkının üzerine düşebilir. "Yeni sevgilim doğru insan mı? Yoksa benim için hala mücadele eden eskisine mi dönmeliyim?" gibi kuşkular güzel giden bir ilişkiyi bir süre sonra zehirlemeye başlar. Büyük bir ihtimalle yeni büyük aşkın diğer kahramanı bu kararsızlıktan, bu gidip gelmeden sıkılır, hevesi kaçar ve ilişkiyi bitirir. Eğer eski sevgilisiyle ilgili tereddütleri olan sizseniz tavsiyemiz; onu unutun! Çünkü aynı suda iki kere yıkanılmaz. Kendinize ve yeni aşkınıza gerçek bir şans tanıyın. Eskisiyle kıyaslamak gibi bir hataya düşmeyin, onun yerine yeni sevgilinizin olumlu özelliklerini keşfedin, bu daha heyecan verici… Bu arada eski erkek arkadaşınız askıntı olmaya devam ediyorsa onunla görüşmeyi tamamen kesin. Demek ki, henüz arkadaş kalmaya hazır değil, üstelik bu durum yeni erkek arkadaşınızı da fazlasıyla rahatsız edebilir.
Ya olduğu gibi kabul edin ya da çekip gidin
Farklı ilgi alanları, geleceğe dair bambaşka beklentiler, hayaller ve birbirine ters bakış açılan çoğunlukla ayrılığa sebep oluyor. Yani "Zıtlar birbirini çeker," sözü tam bir palavra! Tabii ki, karakterleriniz aynı olmak zorunda değil. Mesela siz daha neşeli ve dışa dönüksünüzdür, o ise daha sakin ve çekingen, bu durum bir problem yaratmaz. Fakat hayata ve dünyaya bakışınız, beklentileriniz, zevkleriniz ve planlarınız uyuşmuyorsa işiniz bayağı zor.
Beraberliğinizi sürdürmeyi gerçekten istiyorsanız ve bu şekilde de aşkta mutlu sona ulaşabileceğinize inanıyorsanız, o zaman önce sevgilinizi değiştirme fikrini unutun. Onu şu anki haliyle, hiçbir şekilde başka bir insan yapmaya çalışmadan ve size ters gelen davranışlarından şikayet etmeden kabul etmelisiniz, tabii o da sizi… Eğer ikiniz de bunu başarırsanız belki ilişkinizi uyum içinde sürdürebilirsiniz.
Eski Sevgili
Date Posted: Eylül 14th, 2008 Posted Under: Aşk, Eski Sevgili Eski Sevgili
Hah, sonunda özlediğiniz, istediğiniz sevgiliye kavuştunuz. Daha da doğrusu tencere yuvarlandı, kapağını buldu hesabı, siz birbirinizi buldunuz. Ama, onun o başbelası eski sevgilisi yok mu? Bir türlü bırakmıyor peşinizi. Tabii sevgiliniz de onun bu tavrından etkilenmiyor değil. Öyle ya! Eski sevgili tarafından hala arzulanmak, yeni sevgilinin gözündeki değeri de artırıyor! Ondan kurtulmak sandığınız kadar zor değil, nasıl mı?
Bırak artık sevgilimin peşini!
Tam sonunda sevip seviliyorum, mutluyum diye düşünüp, birlikte aşk şarkıları söylemeye başlarken, o da ne? Eski sevgilisi hayat sahnenize girmeye çalışıyor! Sevgilinizi durmadan arıyor, telesekreterine acıklı mesajlar bırakıyor, araya arkadaşlarını sokuyor, kapısının önünde bekliyor, naylon intiharlar düzenliyor, yapıyor da yapıyor… Siz mi? Ne olacak, paranoyalar üretip, sevgilinizi her gördüğünüzde sanki onu son görüşünüzmüş gibi ona içli içli bakıyor. Ortada fol ya da yumurta yokken eski günlerinizi, ilk çıkmanızı, ilk sevişmenizi, minibüs, tren gibi abuk yerlerde bile hatırlayıp, ağlıyorsunuz. Siz ne yapıyorsunuz? O kadar kolay mı yani?
Gücünüzü İspatlayın!
İlk olarak sevgilinize, içiniz içinizi yese de hatta tırnak yeme gibi önceden sahip olmadığınız tikler geliştirseniz de, bu durumla başa çıkabileceğinizi ve güçlü olduğunuzu, önemsemez tavırlarınızla ispatlayın. Önemsemez dediysek, eski sevgilisiyle, ölüm kalım bile olsa görüşmemesi ve onun artık adı üstünde "eski sevgili" olduğu konusunda otoritenizi göstermeyi sakın unutmayın.
Dedektif olun!
Ne var bunda şaşıracak? Pekala olursunuz, yeter ki araştırmacı ruhunuzu devreye sokun. Her insanın için de bir Herkül Poirot gizlidir, inanın. Eski sevgiliyi tanıyan bir ortak arkadaş, size bu konuda yardımcı olabilir. Onun, sevgilinizi çıldırtan, hatta ayrılmalarına neden olan davranışlarıyla ilgili detayları iyice öğrenin. Onun hatalarının farkına varın ve aksine davranın. Mesela, o sevgilinizle birlikte olduğu zamanlarda çok baskıcı ve dırdırcı davranıyorsa, siz de onun tam tersi şekilde davranın ki, sevgiliniz sizin kıymetinizi anlasın. Melek olun!
"Bu kadın ne kadar aciz böyle!"
Eğer sevgilinizin kafasının etini yiyecek kadar arayıp, ona telesekreter mesajları bırakıyorsa, aynen "bu kadın ne kadar gurursuz ve yapışkan böyle" deyin. Kendi hayatını yeniden kuramayacak kadar aciz ve onun sevgilinizin başına dert olmaktan başka bir işe yaramadığını da ekleyin! Bu arada unutmayın, baskın basanındır! Siz de durmadan sevgilinizin telesekreterine ya da cep telefonuna onu sevdiğinize dair mesajlar bırakın.
Etrafında dolanın!
Mutluluğunuzu gölgeleyen o kadının, nerede oturduğunu, nerelere takıldığını öğrenin. Sonra da sevgilinizi oralara gitmeye ikna edin. Karşılaştığınız zamanlarda bol bol sevgilinize sarılın, ona "Canım, cicim, balım, aşkım" gibi hitaplarda bulunup, duymasını sağlayın. Böylelikle mutlu ve sağlam bir birlikteliğiniz olduğuna inansın. Öpüşün, koklaşın. Ne yani? Boşa gitmeyecek ya!
Kurtuluş yoksa!
Valla, bu taktiklerden sonra da eski sevgiliyi sahneden atmayı başaramadıysanız, o kadın zaten sizinkinin "eski sevgilisi" değilmiş! Sevgiliniz onu bir türlü eskitememiş! Siz o yüzden yol yakınken dönün, üzülerek, ağlayarak bari kendinizi eskitmeyin
Aşkını Canlı Tutmanın Yolları
Date Posted: Eylül 14th, 2008 Posted Under: Aşk, Aşkını Canlı Tut* “Ah” dese ne olduğunu sorun, ısrar edin… Cevap vermezse küsün.* Küçücük hatalarını büyütün, 3 gün kadar konu, sadece o hata olsun, onu arkadaşlarınıza şikayet edin. Sonra da hıçkıra hıçkıra ağlayın.
* Her tartışmada 10 yıl ya da gidebildiğiniz kadar geriye gidip, eski hatalarını yeni baştan konu edin. Hatasını hatırlayamazsanız kendisine sorun. Aman ağlamayı ihmal etmeyin.
* Baktınız ki tartışmada haklı çıkmak üzere, tereddütsüz düşün bayılın ve ayılmadan önce de titreme krizi geçirin.
* Siz bayıldığınızda sizden uzak bir yere gidip oturduysa, ayılınca, neden sizinle ilgilenmediğini sorun. Kızın, onu suçlayın. Hatta tekrar bayılın.
* Es kaza HAKLI ise… Hemen eski haksız olduğu olayları ona hatırlatın ki, haklı olduğu olayı unutsun.
* Eğer evliyseniz eve geldiğinde onu geceliğinizle karşılayın.
* Dır dır çok önemli… Yapmayı ihmal etmeyin.
* Her akşam cep telefonunun adres defterini kontrol edin. Defalarca aynı numaraları sorun, ama açıklamalarıyla yetinmeyin bir de numarayı arayın. Karşınıza çıkan kişiye kim olduğunu ve partnerinizi nereden tanıdığını sorun. Patronu olsa bile.
* İş yerine sık sık gidin ve oradaki insanlara onu şikayet edin. Ama ne olursa olsun hastayken, yukarıdakileri yapmaya ara verin ve onunla ilgilenin.
* Kıskançlık yapın ama bundan hoşlanırsa asla kıskanmayın.
* Bütün bunlara rağmen sizi sevmeye devam ediyorsa, ne yapıp edip hemen onunla evlenin.
Aşk Yalanları
Date Posted: Eylül 14th, 2008 Posted Under: Aşk, Aşk YalanlarıBeş Büyük Aşk Yalanı
1- Romantizm şart
Eğer “Beni sadece romantik bir ilişki mutlu eder” diye bir bakış açısıyla hayata bakıyorsanız, daha çok bakakalırsınız. Çünkü romantizm, her koşulda, her durumda, hayatın her döneminde insanı mutlu edemez.
2- Yıllar boyu ihtiras
Bir ilişkide yakınlık, sevgi, saygı, güven, uyum gibi kavramlarla aşk, cinsellik, ihtiras gibi kavramlar bir arada yürütülemez. Eğer aynı heyecanı, aynı aşkı, aynı cinselliği 30 yıl sonra da yaşadığınızı söylüyorsanız, yalan söylüyorsunuz. Mutlu olmak için ilişkiyi olduğu gibi kabul etmek daha doğru.
3- Aşkın tek sahibi
Yazara göre tek bir “aşk” veya “sevgi” biçimi yok. İnsan her şeye aşık olabilir. Aşk zamanla şekil değiştirir. Bir çocuk için aşk, el ele tutuşmayı çağrıştırırken, bir genç için cinselliği çağrıştırabilir. Tıpkı aşk gibi, cinselliğin de farklı boyutları var. Bu nedenle ilişkinizi birtakım “kurallara” veya “kalıplara” oturtmaya çalışmayın.
4- Teknik takıntısı
“Her işin bir tekniği var canım. Kitapta okumadın mı?” diyenlerdenseniz, ilşkiniz çoktan bitmiş demektir. Her adımınızı kitaplara göre atmaktan vazgeçin. Herkes için geçerli olan belli kalıplar, kurallar yok. Bunlar yalan!
5- Hayranlık iddiası
Bir insan, partnerinin her şeyine asla hayran olamaz. Onun 1-2 huyundan nefret ediyorsunuzdur. Yoksa, diş macunu tüpünü tam ortasından sıkma veya kredi kartıyla bol bol alışveriş yapma gibi huyları ona daha fazla hayran olmanıza neden olur.
Sevgi Güneşim
Date Posted: Eylül 5th, 2008 Posted Under: Aşk, Sevgi
Sevgi Güneşim
Saçların güneş gibi parlar
Gözlerin çakmak çakmak çakar
Aşkımızdan eller ne anlar
Benim SEVGİ güneşim…
Senin için Roma’yı yakmak
Seni doyasıya koklamak
Sana ölene kadar bağlanmak..
İstiyorum SEVGİ güneşim…
Ferhat gibi dağları delmek
Son bir kez daha görmek
Seni ebede kadar sevmek
İstiyorum SEVGİ güneşim…
Akacak serin sularda
Yağacak azgın yağmurlarda
Her düşen beyaz karda
Seni düşünüyorum SEVGİ güneşim…
Her uçan özgür kuşta
Esen deli rüzgarlarda
O bembeyaz bulutlarda
Seni görüyorum SEVGİ güneşim..
Aşk
Date Posted: Eylül 5th, 2008 Posted Under: Aşk, Aşk YazılarıAşk ,aşk-ı getirir.Sonra bir daha aşkı getirir.Sana göre En büyüğünüde getirir.Her başka bir aşkın üzerine kurulan aşk ,diğerlerine benzetilir.Böylece her gelen aşk geldiği gibi gitmesini de bilir.Bir gün gerçek aşk karşına dikiliverir.Benzetemezsin kimselere,onun aşk olabileceğine inandırmassın kendini,perdeler çekesin yüreğine,acıların tecrübelere dönüşüvermiştir .Heyecanlarını gizlemeyi ,düşünmeyi kendine borç bilmişsindir.Farklı olan tek şey onu her düşündüğünde içinin sımsıcacık oluşudur ve İşte o gerçek aşkındır ama sen yaşamayı reddedersin…